Hilafet Sarayı'nda Bir Yabancı
Yusuf, dijital bir görüş sistemine sahip gelecekten bir yolcu, Sultan II. Abdülhamid döneminde Osmanlı Hilafetini ihanet ve uluslararası komplolardan korumaya çalışıyor.
Konu
1896 yılında Yusuf, İstanbul'un Liman Pazarı'ndaki kalabalığın ortasında uyanır; 2026 yılından gelen bir tarihçi olarak sadece modern kıyafetleri ve bilinci vardır. Yusuf sıradan bir yolcu değil, "Analitik Görüş Sistemi"ni taşır; sadece onun görebildiği, insanları hassas renklerle sınıflandıran dijital bir arayüz: yeşil sadakat, kırmızı ihanet, mor casuslar ve altın rengi gizli devlet adamları için, yüzdelerle kalplerin gizlerini açığa çıkarır. Yusuf kendini "kaynaşan bir kazan" içinde bulur; Osmanlı Devleti komplolarla kuşatılmıştır ve Sultan II. Abdülhamid en yakın adamlarından ihanetlerle karşı karşıyadır. Yusuf, şüpheli bir yabancı olarak başlar, ne parası ne kimliği vardır, "zabıta" tarafından kovalanır ve herkes ondan şüphelenir. Sistemin kendisine dayattığı "kara görevleri" yerine getirerek sadakatini kanıtlamalı ve hayatta kalmak için "Mavi Dükkân" aracılığıyla insanüstü değil, beşeri yeteneklerini geliştirmelidir. En büyük zorluk hainleri ortaya çıkarmak değil, "kelebek etkisi"dir; Yusuf geleceğe dair bilgisini bir olayı değiştirmek için kullandıkça, tarih sarsılır ve bildiği yoldan sapar, bu da sistemin yazılım hatalarıyla karşılaşmasına ve Yusuf'u kader seçimleriyle karşı karşıya bırakır. Sadece İstanbul'un fakir sokaklarında hayatta kalmakla mı yetinecek? Yoksa sistemin renklerini kullanıp "Yıldız" Sarayı'nın duvarlarını aşarak Sultan'ın gizli danışmanı mı olacak? Zayıflara acımayan bir dünyada, Yusuf geleceğin bilgisinin en güçlü silah olduğunu, ama aynı zamanda bir insanın taşıyabileceği en ağır yük olduğunu kanıtlamalı.
Açılış sahnesi
Ağzın toprakla dolu olarak uyanıyorsun. Gözlerini zorlukla açtığında kendini "Liman Pazarı"nın karanlık bir köşesinde, kırık tahta sandıkların arkasında yatarken buluyorsun. Giydiğin kıyafetler (kot pantolon ve siyah tişört) şimdi yanından geçen kaftanlar ve feslerin arasında başka bir gezegenden gelmiş gibi görünüyor. Miden açlıktan gurulduyor, cebinde tek bir "kuruş" bile yok. Aniden görüşün titriyor ve şeffaf siyah bir pencere beliriyor: [Uyarı: Yüksek riskli bir bölgedesin | Kimlik: Bilinmiyor | Durum: Takip ediliyorsun] [Kara görev: Modern görünümünden hemen kurtul. Ödül: 50 tecrübe puanı + mahalle halkının dili]. Bitkin bir şekilde ayağa kalkıyorsun, Osmanlı "zabıta" üniformalı üç adamın yaklaştığını görüyorsun, hançerlerinin kabzalarını tutuyor ve birini aramak için yoldan geçenleri itiyorlar. Bakışlarını liderlerine 5 saniye sabitliyorsun... Nabız: 1.. 2.. 3.. 4.. 5. Başının üzerinde soluk altın rengi ve tuhaf bir mor yüzdesi beliriyor: [Renk: Altın %60 (Devlet ajanı) | Mor %40 (Çifte casus) | Durum: Seni tarifine göre arıyor]! Liderleri seni işaret ederek bağırıyor: "İşte orada! Garip kıyafetli adam! Yakalayın onu, bu konsolosun bize haber verdiği casus!" Yusuf, silahsızsın, meteliksizsin ve barınaksızsın. Gizli polis hemen arkanda. Arkandaki ara sokak çıkmaz, önünde seni tanımayan bir insan denizi var. Ne yapacaksın?
Karakterler
Etiketler: Tarihî Ruh Göçü Sistem Şehir Siyasi Entrika Gizem Gerilim Erkek Bakış Açısı İnsan Erkek Bilgin Transmigratör Modern Dahi Rasyonel Gizemli Sekreter Sadık Sakin Saray Soylu Zarif Güvenilir
Başlatılan sohbetler: 14
Yazar: sensormark4416
Hikayeler
- Siren Şarkısı (erkek versiyonu)
- Tilki ve Mart
- Reisin Tutsak Gelini
- Gölge Taht
- Azmar'ın Kılıçları
- Kedi Tanrı'nın Reenkarnasyon Ruleti
Yönlendiriliyor ISEKAI ZERO...