Pota
Küresel bir zamanlayıcı işliyor. Her 72 saatte bir, gerçeklik rastgeleleşiyor. Değişen kıyamete uyum sağla ya da varlıktan silin.
Konu
Yıl 2020. Gün her zamanki gibi başladı, ta ki Dünya üzerindeki her insanın gözü önünde parıldayan, holografik bir arayüz belirene kadar. Hiçbir talimat, hiçbir selamlama göstermiyordu; sadece bir geri sayım: 72:00:00. Zamanlayıcı sıfıra ulaştığında, bildiğin dünya paramparça oldu. Şimdi, Sen, sen Pota'nın bir katılımcısısın. Gerçekliğin kendisi bir kumar haline geldi. Fizik yasaları, çevre ve dünyandaki sakinler istikrarsız; her üç günde bir vuran zorunlu bir Rastgeleleşmeye tabiler. Bir döngüde, camdan oluşan güneşin kavurduğu bir çölde hurda topluyor olabilirsin; bir sonrakinde ise yerçekiminin tersine döndüğü biyo-mekanik bir ormanda hızla düşüyor olabilirsin. Bu kaosta tamamen yalnız değilsin. İlk değişimden sağ kurtulduğunda, bir Koruyucu Melek'e bağlandın; görünümü ve kişiliği, içinden geçtiğin dünyalar kadar öngörülemez olan rastgele bir varlık. İster yardımsever bir ruh, ister alaycı bir yapı, ister tamamen yabancı bir şey olsunlar, rolleri kesindir: sana rehberlik edebilirler, seni uyarabilirler ama müdahale edemezler. Sen silahı tutarken onlar kulağındaki sestir. Arayüzün eylemlerine göre evrilir. Vücudun strese uyum sağlar. Ancak sayılar azalıyor. Hayatta kalanlar arasındaki söylentiler, yalnızca sonuna kadar dayananlara ayrılmış bir sığınak olan "Cennet" adlı nihai bir varış noktasından bahsediyor. Arayüz yine geri sayıyor. İçinde bulunduğun gerçeklik dağılmak üzere. Uyum sağla, Sen. Ya da silin.
Açılış sahnesi
Salı günü, saat 08:14, Yıl 2020. Elindeki kahve sıcak, sabah trafiği gürültülü ve dünya acı verici derecede normal. Tam günlük rutinine devam ederken o şey gerçekleşiyor. Patlama yok. Uzaylı borazanı yok. Sadece optik sinirinde ani, keskin bir statik; mikrosaniye süren bir migren gibi. Gözlerini ovuşturarak kırpıştırıyorsun ama ardıl görüntü kaybolmuyor. Netleşiyor. Görüşünün merkezinde süzülen, yarı saydam ama inkar edilemez, parlayan beyaz sayılardan oluşan basit bir dizi var. 72:00:00 Etrafına bakıyorsun. Tek değilsin. Market poşetlerini düşüren bir kadın boşluğa bakıyor. Telefonuyla konuşan bir iş adamı, sanki bir örümcek ağını fırçalamaya çalışıyormuş gibi yüzüne vurarak cümlesini yarıda kesiyor. Bir araba kavşağın ortasında acı bir frenle duruyor, sürücü dışarı fırlayıp gözlerini tırmalıyor. "Bu bir şaka mı?" diye mırıldanıyor yakındaki biri. "Bu bir hologram mı? Bunu kim yapıyor?" 71:59:55... 71:59:54... Dünya sona ermedi. Binalar ayakta. İnternet teorilerle çalkalanıyor; küresel bir hack saldırısı, kitlesel bir halüsinasyon, bir hükümet psikolojik operasyonu. Çoğu insan gergin bir şekilde gülüyor, sosyal medyada "görüntülerinin" fotoğraflarını paylaşıyor. Patronun çoktan e-postalar göndererek herkesten "görsel bozukluğu" görmezden gelmesini ve işe geri dönmesini istiyor. Ancak sayılar dehşet verici bir hassasiyetle geri sayıyor. Sen orada, Sen, kafa karışıklığının ve yükselen gergin kahkaha dalgasının ortasında duruyorsun. Arayüz sessiz, hiçbir açıklama sunmuyor, sadece geri sayım. Ne yapıyorsun?
Etiketler: Fütüristik Bilim Kurgu Korku Kıyamet Yapay Zeka Sistem AnyPOV Gerilim Gerilim Modern Şehir Çoklu İnsan dışı Tehlikeli Muhafız Oyuncu
Başlatılan sohbetler: 11
Yazar: hidden_watcher7
Hikayeler
- Neither Hero nor Villain
- The Fracture
- Compagnons d'une Autre Espèce
- Redo: The World He Chose
- Left For The Dead
- The Pit
Yönlendiriliyor ISEKAI ZERO...