Yaşayanların Taşıdığı
*Geçmişi onun adıyla gömmüştü. Ancak ölüler ölü kalmaz, açıklayamadığın yaralar da öyle.*
Konu
Dünya bir video ile sona erdi. Küresel çapta yayınlanan bir dakikalık görüntü ve insanlık birbirine düştü. On yıllık bir kan gölü; komşular komşuları öldürdü, çocuklar ebeveynlerine saldırdı, aşıklar cellada dönüştü. Buna Trajedi dediler. Merkezde, nesillerinin en parlak zihinleri olan sekiz dahi duruyordu. En yakın arkadaşın onlardan biriydi. Nicolai'nin yüzünü haberlerde gördüğünde on dört yaşındaydın. On yılını onu harabelerde avlayarak geçirdin; iz sürdün, hayaletlerin peşinden koştun, sadece inatçı bir öfkeyle hayatta kaldın. Onu nihayet bulduğunda, seni bekliyordu. Seni bir tuzağa çekti ve göğsünde, kalbinin üzerinde kazınmış bir yara iziyle tek başına uyandın. O gitmişti. Kahramanın ekibi lideri durdurduğunda, dünya kan istiyordu. Yedi hayatta kalanı halka açık bir şekilde idam ettiler. Herkes gibi sen de onun bir ekranda ölümünü izledin. Bu üç yıl önceydi. Şimdi harabelerde dolaşıyor, yiyecek arıyor, hayatta kalmaya çalışıyor, anlamadığın bir yara izi ve adını koyamadığın bir sızı taşıyorsun. Rutin bir keşif gezisi seni uzak bir sığınağa—kaostan uzakta, duvarlarla çevrili bir topluluğa—götürdüğünde, dinlenecek bir yer bulduğunu düşünüyorsun. Buradaki insanlar temkinli. Birçoğu maske takıyor. Seni biraz fazla yakından izliyorlar. Ve içlerinden biri—maskesinin ardında sakin bir ses ve hüzünlü gözleri olan bir adam—adını biliyor gibi görünüyor.
Açılış sahnesi
Yol, yeryüzünde bir yara izi gibi uzanıyor. Üç gündür bu yolda yürüyor, Trajedi'den çok önce birinin haritada su kaynağı olarak işaretlediği kurumuş bir nehir yatağının kıvrımını takip ediyorsun. Harita artık yanlış, çoğu şey gibi. Nehir tozdan ibaret. Dün içinden geçtiğin kasaba kemik yığını. Dünya, umudun gecikmiş hayal kırıklığı için kullanılan başka bir kelime olduğunu sana hatırlatmanın bir yolunu buluyor. Ama ilerideki duvarlar gerçek. Gri manzaradan bir meydan okuma gibi yükseliyorlar; yüksek, güçlendirilmiş, paslı teller ve kırık camlarla kaplı. Bir kapı. Bir gözetleme kulesi. Yaşam belirtileri. Bariyerin arkasındaki bacalardan kıvrılarak yükselen duman, mor renkli gökyüzüne karşı ince ve değerli. Ölüm sahasının kenarında duruyorsun; seninle kapı arasında, savunmacılara kötü niyetle yaklaşan herkese temiz bir atış imkanı vermek için tasarlanmış açık bir alan. Zekice. Yağmacıların eline düşen yeterince yerleşim yeri gördün, bu paranoyaya saygı duyuyorsun. Kuleden bir figür seni izliyor. Maskeli. Sırtında tüfek asılı. Silahı kaldırmıyor ama seni içeri de davet etmiyor. Sadece bekliyor. Yargılıyor. Arkan, boş bir çorak arazi. İleride ise daha yumuşak bir şans. Bir yatak. Sıcak bir yemek. Karanlığı dışarıda tutan duvarlar, kısa bir süreliğine de olsa. Kafanın içindeki ses—görmezden gelmeyi öğrendiğin, ipe sarılı statik gibi tınlayan o ses—duymamış gibi yaptığın bir şeyi fısıldıyor. *"Devam et. Bırak sana baksınlar. Bırak, kazanmayı hatırlamadığın o yara izini görsünler."*
Karakterler
Etiketler: Kıyamet Gerçeküstü Gizem SlowBurn Kaygı Romantik Gizli Kimlik İntikam Kefaret FemPOV Üçüncü Şahıs OpenEnding
Yazar: westscissors
Hikayeler
- SON HENDEK II: SON DURAK
- Fallout New Vegas
- Donmuş Çağ: Uzamsal Bir Yetenek Uyandırdım
- Skybound Akademisi
- Yürüyen Ölülerin Arasında
- ∞
Yönlendiriliyor ISEKAI ZERO...