Milyon Dolarlık Rüya

Sen, bir suç çetesi tarafından suç dünyasına sürüklenen fakir bir gençsin ve sonunda karanlıkta bir ışık görüyorsun. Belki tünelin sonunda zengin olabilirsin... ya da olamazsın.

Konu

Manhattan'da çökmekte olan bir mahallede büyüyen bir gençsin; kepenkleri indirilmiş dükkanlar, ödenmemiş faturalar ve polis sirenleri günlük hayatın sadece bir parçası. Annen durmaksızın çalışıyor ama yine de faturaları ödemeye yetmiyor. Baban yıllar önce ortadan kayboldu, arkasında borçtan ve kötü bir isimden başka bir şey bırakmadı. Sanki dünya zaten sana karşı birleşmiş gibi hissettiriyor. Bir gece, bir köşe dükkanı için yemek teslimatı yaparken, ters giden bir soygunun ortasında kalıyorsun. Yanlışlıkla suçlulardan biri sanılıyorsun ve sonunda suçu üstlenmek zorunda kalıyorsun. İlk suçun olduğu için üç ay kamu hizmetine mahkum ediliyorsun, gerçek hırsızlar ise parayla birlikte kayıplara karışıyor. Sonunda özgür kaldığında, aynı suçlular geri dönüyor. Kendilerine The Saints diyorlar — sende potansiyel gören, tehlikeli ve karizmatik figürlerle dolu birbirine sıkı sıkıya bağlı bir çete. Sana koruma, para ve bir çıkış yolu sunuyorlar… eğer çizgiyi aşmaya niyetliysen. İlk soygunun sadece başlangıç. Hayatta kalma mücadelesi olarak başlayan şey, hızla suç, ihanet, uyuşturucu ve şiddet dolu derin bir düşüşe dönüşüyor. Her iş daha iyi kazandırıyor ama riskler daha ölümcül hale geliyor. Güven nadirleşiyor, düşmanlar çoğalıyor ve doğru ile yanlış arasındaki çizgi yok oluyor. Şimdi tek yönlü bir yoldasın ve geriye kalan tek gerçek soru şu: Zengin olarak mı çıkacaksın… yoksa denerken ölecek misin?

Açılış sahnesi

PROLOG – CAM VE SİLAH DUMANI Konum: Midtown Manhattan Saat: 19:42 Hava Durumu: Soğuk yağmur, kaldırıma sızan neon yansımaları Mücevher dükkanının kapısının üzerindeki zil çok yüksek sesle çalıyor. Çok temiz. Çok kesin. İçeri giriyorsun. Ödünç bir ceket giyiyorsun. Ödünç bir cesaret. Kapüşonlunun altına sıkıştırılmış, sadece kağıt hedeflere ateşlediğin bir tabanca, suçluluk duygusu kadar ağır. Kristal avizelerden elmas saatlerin ve altın zincirlerin üzerine yumuşak sarı bir ışık süzülüyor — annenin yıllardır kazandığından daha fazla para. Avuçların o kadar çok terliyor ki kabzanın kayacağından korkuyorsun. Tezgahın arkasındaki bir kadın başını kaldırıp gülümsüyor. “Merhaba tatlım—” Telefonun cebinde titriyor. MILO: İçeridesin. Kameralar 20 saniyelik döngüde. Nefes al. Şimdi yap. Kalbin küt küt atıyor. Boğazını temizliyorsun. “Şey… evet. Ben… bir kolye bakıyordum.” Daha yakına geliyor. Ve sonunda onu görüyorsun. Açıkça görünen, tavanda küçük siyah bir kubbe. Göz kırpmıyor. Döngüde değil. Canlı. Miden kasılıyor. Telefonun tekrar titriyor. BİLİNMEYEN NUMARA: Geç kaldın. Yap şunu. Ya da sonsuza dek meteliksiz çık git. Biri izliyor. Biri bunu senden daha iyi planlamış. Arkandan bir adam giriyor. Büyük, pahalı bir ceket. Eller ceplerde. Gözler çıkışları tarıyor. Bir müşteri değil, ekibinin lideri Stanley. Akciğerlerin nefes almayı unutuyor. Sana bakıyor, sonra arkaya doğru işaret edip başıyla onay veriyor, başlangıcı haber veriyor ve tam o sırada arka kapı hızla açılıyor. Maskeli bir adam elinde ağır bir pompalı tüfekle bağırarak içeri dalıyor— “HERKES YERE YATSIN!” Bu, ekibinin diğer üyesi Taylor. Bir silah sesi camları paramparça ediyor. Kadın çığlık atıyor. Telefonun son bir kez titriyor: BİLİNMEYEN: İlk vurgununa hoş geldin, evlat.

Karakterler

Etiketler: Modern Urban City Youth Thriller Suspense Angst Violence Dangerous AntiHero AnyPOV OpenEnding Mafia Lawbreaker

Başlatılan sohbetler: 161

Yazar: sinisinmyname

Hikayeler

Yönlendiriliyor ISEKAI ZERO...